GÜNEŞ FIRTINASI NEDİR?

Kullanıcı avatarı
hadronx
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesajlar: 552
Kayıt: 09 Nis 2015, 16:52
Edilen  Teşekkür Sayısı: 10 kere
Alınan Teşekkür Sayısı: 15 kere

GÜNEŞ FIRTINASI NEDİR?

Mesaj gönderen hadronx »

güneş fırtınası2.jpg
güneş fırtınası2.jpg (51.84 KiB) 344 kere görüntülendi

Jeomanyetik fırtına ya da bilinen ismiyle Güneş fırtınası, Dünya'nın manyetik alanıyla etkileşime giren bir güneş rüzgarı şok dalgası ve/ veya manyetik alan bulutunun neden olduğu, Dünya'nın manyetosferinin geçici olarak bozulması olayıdır.

Güneş yüzeyindeki koyu renkli "güneş lekeleri"nde, Güneş'in manyetik alanında oluşan bir nevi kısa devre sonucu ışın ve plazma patlamaları meydana gelir. Bu patlamalar sonucu röntgen veya ultraviyole gibi ışınlar yayılmaktadır. Uzmanlar, büyük bir patlamanın ise milyarlarca ton maddeyi uzayın milyonlarca kilometre derinliğine saçabileceğini belirtiyor.
Bu patlamalar sonucu oluşan Güneş Fırtınası eğer bizim gezegenimiz tarafına değilse hiç sorun yok. Ama bizim konuma doğru ise fırtınanın boyutuna göre bize etkileri olabiliyor.
Şu anda yani 14-15 Nisan 2022 tarihinde bizi etkilemesi beklenen bir Güneş Fırtınası yaşayacağız.
Bu fırtınaya Güneş’in üzerindeki AR2987 adındaki leke sebep olacak.
Bu yaşanacak yeni fırtınanın etkilerinden önce genel anlamda bu Güneş Fırtınası nedir onun cevabını bulmaya çalışalım.

GÜNEŞ FIRTINALARI VE GÜNEŞ RÜZGARI
Güneş’in nükleer füzyonla ısı ve ışık ürettiğini biliyorsunuz. Güneş’in içi, hatta yüzeyi o kadar sıcaktır ki elektronlar atomlardan kopmaya başlar fakat serbestçe hareket edemez… Sıcak gazın içinde serbestçe yüzer ama önünde sonunda manyetik alan çizgilerini izler. Maddenin ışık saçan bu mat haline plazma deriz. Plazma içinde elektrik akımları dolaşırsa manyetik alanlar oluşur. Oda sıcaklığında süper iletkenler yazısında gördüğümüz gibi elektronlar elektrik yükü taşır. Dolayısıyla plazma içinde akarken manyetik alanlar meydana getirir. Böylece kendi yarattığı manyetik alan çizgilerine hapsolur.

Bazen manyetik alan çizgileri Güneş yüzeyindeki plazmayı kıstıran manyetik kafesler oluşturur. Bu da plazmadaki atom çekirdeklerinin rastgele hareketini sınırlayarak plazma sıcaklığının nispeten azalmasına neden olur. Böylece Güneş yüzeyinde çok sıcak olsa da çevreye göre soğuk olduğundan siyah görünen lekeler ortaya çıkar. Bunlara güneş lekeleri deriz. Üstelik Güneş kendi çevresinde döner. Bu yüzden de manyetik alan çizgilerinin Arap saçı gibi dolanmasına neden olur.

Aşırı bükülen manyetik alan çizgileri birden kopunca içindeki plazma uzaya boşalır. Bu sırada Güneş görünür ışık ve ısıya ek olarak şiddetli morötesi ışınlarla X-ışınları yayar. Plazmadaki çıplak hidrojen çekirdekleri (protonlar), serbest elektronlar ve hatta helyum 4 çekirdekleri (alfa parçacıkları) hızla uzaya savrulur. Bütün bu yüklü parçacıklar güneş rüzgarını oluşturur ve bu olaya güneş parlaması deriz.

GÜNEŞ FIRTINALARININ KAYNAĞI
Bazen de plazma boşalımına büyük bir şok dalgası eşlik eder. Bu sırada uzaya güneş parlamasından çok daha büyük bir plazma bulutu yayılır. Buna da taçküre kütle atımı (CME) deriz. Yüklü ve enerjik parçacıkları en çok CME’ler yayar. Öyle ki uzaya milyarlarca tonluk süper sıcak plazma püskürtür. Uzaydaki uyduları yıpratan ve astronotların aldığı radyasyon miktarını artıran şey güneş rüzgarıdır. Öte yandan güneş parlaması ve CME birleşirse binlerce kat şiddetli güneş fırtınaları ortaya çıkar.

Güneş Fırtınasının Üç Aşaması
Güneşin gücü nükleer füzyondan gelir, hidrojeni helyuma dönüştürür ve enerjiyi ısı ve ışık şeklinde serbest bırakır. Hidrojen, yüklü bir plazma formundadır ve hareket ettikçe güçlü akımlar ve manyetik alanlar yaratır.

1. Aşama
Bir güneş fırtınasının ilk aşaması süresince bu manyetik enerji muhteşem bir şekilde salınabilir ve buna X-ışını ve ultraviyole (UV) emisyonları eşlik eder. Bunlara güneş patlamaları adı verilir.

2. Aşama
Eğer bu patlamalar, yüksek enerjili partiküllerin salınmasıyla ilişkiliyse, tam teşekküllü güneş fırtınaları veya koronal kütle püskürmeleri (İng: "Coronal Mass Ejection" ya da kısaca "CME") haline gelebilir. Biraz daha esprili bir yaklaşımla bunları, Güneş’in “geğirmesi” olarak düşünebiliriz. Tabii açığa çıkan enerjinin 20 milyon nükleer bomba gücünde olduğunu unutmadan...

Koronal kütle püskürmeleri sırasında Güneş'ten, plazma olarak adlandırılan gaz kabarcıkları püskürür ve Güneş Sistemi boyunca salınan şok dalgaları gönderir. Gökbilimciler bunların tam olarak neden gerçekleştiğini bilmiyorlar, ancak Güneş’in manyetik alanının bununla bir ilgisi olduğu konusunda hemfikirler.

3. Aşama
Güneş katı değildir, sıvı benzeri, elektrik yüklü bir madde olan plazma formundadır. Bu durum türbülansa, türbülans ise Güneş’in manyetik alan çizgilerinin tıpkı bir lastik bandı gerdiğimiz zamanki gibi hareket etmesine sebep olur. Eğer lastiği çok fazla gererseniz, kopar.

Bu üç aşamanın hepsi birleşerek mükemmel güneş fırtınasını yaratır.
Güneş fırtınaları sık sık meydana gelir, ancak bunların etkilerinin Dünya’ya yansıması çok sık karşılaşılan bir olay değildir. Bugüne kadar, Carrington Olayı’ndan sorumlu olan güneş fırtınalarından çok daha küçük fırtınalar elektrik sistemlerimizi ve altyapılarımızı tahrip etti. Daha büyük ölçekte bir güneş fırtınası, gezegenimize çok daha büyük bedeller ödetebilir.


GÜNEŞ FIRTINALARI DÖNGÜSÜ
Güneş fırtınaları birkaç dakika ile birkaç saat sürer ve bu sırada insanlık tarihi boyunca kullandığımız enerjiden daha fazla güç üretir. Dahası bu fırtınalar tıpkı kaynağı güneş lekeleri gibi 11 yıllık güneş döngüsüne tabidir. Oysa en şiddetli güneş fırtınaları Güneş’in en etkin olduğu yılda değil, birkaç yıl sonra sık görülmeye başlar. Şu anda yeni bir güneş döngüsü başlamak üzere ve 2025 yılında güneş etkinliği tekrar doruğa çıkacak. Güneş fırtınaları ise 2028 gibi şiddetlenecek.

DÜNYA NE KADAR KORUNAKLI
Örneğin 2003’teki fırtınada Japonya’nın meteoroloji uydusu Madori 2 büyük zarar gördü ve hurdaya çıktı. Diğer birçok uydu da seyrüsefer sistemleri çalışmadığı için otomatik olarak kapandı. Zaten uyduların bilgisayarları zarar görmesin diye fırtınada kendini kapatır. Bu güneş fırtınası insanlık tarihine Cadılar Bayramı Fırtınası olarak geçti; çünkü ekim ayına denk gelmişti. Peki ya dünyamız? Yeryüzünde manyetik alanımız, ozon tabakası ve kalın atmosferimiz bizi güneş parlamalarından korur. Öte yandan hızlı giden kütleli parçacıklardan oluşan CME plazmasından korumaz:


GÜNEŞ FIRTINALARI NEDEN ZARARLIDIR?
Taçküre kütle atımları kütleli parçacıklardan oluştuğu için ışıktan yavaş gidiyor ve güneş parlamasından 12 saat ile 3 gün sonra Dünya’ya ulaşıyor. CME püskürme hızı değiştiği için Dünya’ya ulaşma süresi de başlangıç hızına göre değişiyor. Ayrıca CME plazmasındaki elektronlar kendi manyetik alanını üretiyor. Dünya’ya ulaştığı zaman özgül manyetik alanı gezegenimizin manyetik alanıyla birleşiyor. Bu da kutuplardaki parçacık yağmurunun yol açtığı auroraları güçlendiriyor. Güneş fırtınaları sırasında auroralar ekvatora yakın enlemlere yayılıyor ve kırmızı renk alıyor.

Örneğin Cadılar Bayramı Fırtınasının ışığını Akdeniz, Texas ve Florida’dan görmüştük. Auroralar zararsız ama eşlik eden manyetik alanlar zararlıdır. Manyetik alanların yönü çok hızlı değiştiğinden, Dünya’nın manyetik alanıyla etkileşime girdiğinde güçlü elektrik akımları oluşturur. Yerkabuğu yalıtkan olduğundan bundan etkilenmez. Öte yandan şehirlerarası elektrik hatları ve elektrik şebekesinde güç iletimi için haliyle iletken teller kullanırız. İşte güneş fırtınaları bunları yakabilir. Kablolar, transformatörler ve ana bağlantılar yanarsa elektrikler kesilir.

Güneş fırtınaları nükleer patlamalar gibi doğrudan bilgisayarları yakmaz. En azından büyük kısmına havadan zarar vermez. Oysa bunlar fişe takılıysa voltaj oynamasından zarar görebilir. Peki güneş fırtınaları ne kadar şiddetlidir? Bunu güneş parlamalarının enerji çıktısıyla ölçeriz. Nitekim güneş fırtınaları için A-B-C-M-X sınıflandırması var. A en zayıfı olup Dünya’nın standart baz manyetik alanı düzeyine yakındır ama X en şiddetlisi değildir. X’ten sonrasını X-10, X-35, X-40 gibi ölçeriz. Tabii fırtına şiddeti A’dan X’e katlanarak artar. Öyle ki X-10, X’ten 10 kat ve X-40 da 40 kat şiddetlidir.

PEKİ YA EN GÜÇLÜ GÜNEŞ FIRTINASI?
Bildiğimiz en şiddetli fırtına, böyle şeyleri ölçecek teknolojiyi geliştirdiğimizden beri ölçtüğümüz en şiddetli fırtınadır. 2 Eylül 1859 tarihli fırtınayı ölçmeye niyetimiz de yoktu aslında… O yıllarda Güneş’in nükleer füzyonla enerji ürettiğini ve hatta nükleer enerjiyi bilmiyorduk. Kömür yaktığından bile kuşkulanıyorduk. Öte yandan 1850’lerde telgraf kullanıyorduk. Bu cihazları da direklerle havadan geçen telgraf telleriyle bağlıyorduk. Fırtına sırasında tellerin elektrikle aşırı yüklendiğini gören gökbilimci Richard Carrington en şiddetli fırtınayı ölçtü ve sonra buna Carrington Olayı dedik:

1859 GÜNEŞ FIRTINASI: CARRINGTON OLAYI
Carrington Olayı olarak da bilinen 1859 güneş fırtınası, 1859'da solar döngü 10 sırasında yaşanmış güçlü bir jeomanyetik güneş fırtınasıdır. "Beyaz ışık parlaması" olarak da isimlendirilen olay İngiliz gökbilimci Richard Carrington ve Richard Hodgson tarafından gözlemlendi.

28 Ağustos 1859’dan 2 Eylül 1859’a kadar, Güneş’te sayısız güneş lekeleri gözlemlendi. 1 Eylül’de öğle vaktinden önce, Richard Carrington ve Richard Hodgson adlı İngiliz asıllı amatör astronomlar, ilk solar alevin gözlemlerini yaptılar. Dünya’ya gelmesi 17.6 saat alırken büyük bir koronal kütle ejeksiyonunun (CME) direkt olarak Dünya’ya gelmesine sebep oldu.
İngiliz astronomlar tarafından kaydedilen olay İskoçya, Avustralya ve Karayipler başkta olmak üzere dünyanın farklı yerlerinde kayda geçildi.
Dünya’nın manyetosferini etkileyen olayan şimdiye kadar bilinen, en güçlü solar fırtınayı tetikledi. Fırtına sırasında, güçlü auroral görüntüler belirdiği, gökyüzünde büyük bir aydınlama yaşandığı ve telgraf sistemlerinde büyük hasara uğradığı kayıtlara geçti.

Bebar bilm Kanalı bu yaşanan büyük Güneş Fırtınasını anlatan bir video çekmiş.

güneş fırtınası (1).jpg
güneş fırtınası (1).jpg (59.07 KiB) 344 kere görüntülendi

CARRİNGTON OLAYI ŞİMDİ OLURSA
Bu süper fırtınanın nedeni CME plazma bulutunun Dünya’yı tam ortadan vurmasıydı. 1859’da elektrik şebekesi yaygın değildi. Bu yüzden uygarlık pek etkilenmedi. Telgraf aygıtını test etmeye çalışan Philedelphialı bir teknisyene ise feci elektrik çarptı. Zaten prize takılı cihazların büyük kısmı elektrik yükünü kaldıramadığı için çalışmaz oldu. Buna karşın telgrafçılar cihazları fişten çekerse kullanabileceğini fark ettiler. Telgraf telleri o kadar yüklenmişti ki güneş fırtınası şebeke elektriği gibi telgrafları besliyordu!

Örneğin fırtına sırasında Portland ve Boston arasında şu görüşme geçti: “Lütfen bataryanızı hattan on beş dakika için ayırınız.” “Öyle yapıyorum. Tamam, bağlantıyı kestim.” “Benimki de bağlı değil ve aurora akımıyla çalışıyoruz. Yazdıklarımı nasıl alıyorsunuz?” “Batarya devredeyken aldığımdan daha iyi alıyorum. Akım aşamalı olarak gidip geliyor.” “Benim akım da bazen çok güçlü ki bataryalar olmadan daha iyi çalışabiliriz. Aurora bataryalarımızı değişimli olarak ya etkisizleştiriyor ya da güçlendiriyor. Bazen manyetik rölelerimiz için akım şiddetini çok artırıyor. Bu güçlükten etkilenirken bataryalarımız olmadan çalışmamızı öneriyorum.”

Carrington Olayında bunlar oldu. Peki fırtına ne kadar güçlüydü? Aslında bilmiyoruz. O yıl İngiltere’de olan iki ölçüm istasyonu Dünya’nın manyetik alan şiddetindeki değişiklikleri ölçüyordu. Oysa bu cihazlar klasik sismograf gibi kanca kalemle beyaz kağıt rulolarına zikzak çizen sistemlerdi. Öyle ki fırtınanın doruk noktasında kalemler kağıttan dışarı taştı. Bu yüzden Karen Harvey fırtına enerjisini 10³² erg olarak tahmin ediyor. Bu da Carrington Olayını X-45 kategorisine sokuyor!
Buna göre güneş fırtınası sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde 600 milyar ila 2,6 trilyon dolar zarara yol açacaktı! Bu da Katrina Kasırgası maliyetinin 20 katıdır. Şiddetli bir güneş fırtınasında o kadar çok transformatör yanar ki elektriği getirmek 1 ay ila 2 yıl sürebilir. Buna karşın modern yöntemlerle ölçtüğümüz en güçlü güneş fırtınası 2003 tarihli Cadılar Bayramı fırtınasıdır. Bu da detektörleri aşırı yükleyecek kadar güçlüydü ki sistemler X-28’de ölçümleri durdurdu. Sonraki hesaplamalar fırtınayı X-35 +/-5 kategorisinde gösterdi. Özetle bugün şiddetli bir güneş fırtınası uygarlığı geriletecektir.

GÜNEŞ FIRTINALARI İÇİN ÖNLEM ALMAK
Yörüngedeki uyduları özel kaplamalarla koruyor ve radyasyona dayanıklı bilgisayarlar üretiyoruz. Güneş fırtınası sırasında uçakların daha alçaktan uçması mümkündür. Yolcular, pilotlar ve kabin ekibini korumak için ekvatora yakın enlemlerde uçabiliriz. Bunun dışında şehir elektriğini geçici olarak keseriz. Böylece elektrik akımı aletleri yakmaz. Elektrikli ve elektronik alet üretim standartlarına fırtınaya direnç katsayısı ekleyebiliriz; ancak mevcut fabrika yatırımlarıyla maliyetler buna engel olur.

Elbette güneş fırtınalarını daha sıkı takip edebiliriz ama bunun dışında oturup beklemekten başka yapacak şey yok. Yine de bir insan ömrü içinde büyük bir fırtınaya denk gelme olasılığı da çok az. Bu yüzden internette tıklama avcılığı için çıkan ölümcül güneş fırtınası geliyor haberlerine inanmayın.

NASA tarafından finanse edilen 2009 tarihli bir araştırmaya göre, neredeyse hiçbir şey uzayda gerçekleşen olaylardan muaf değildir ve bu olaylar modern toplumumuzu hemen hemen her açıdan etkiler. Ulusal Araştırma Konseyi'nin 2008 tarihli raporuna göre, büyük ölçekli bir güneş fırtınası gerçekleşmesi durumunda yalnızca ABD'de, zararlar muhtemelen ilk yıl 1-2 trilyon dolar olacak ve tam bir iyileşme on yıl kadar sürecek. Yapılan diğer tahminler de buna benzer şekilde.


Dünya İklimi Üzerindeki Potansiyel Etkiler
Güneş, görünür dalga boyundan, kızıl ötesi ve ultraviyole dalgalara kadar birçok dalga boyunda enerji üretir. Güneş'ten aldığımız enerji miktarı 11 yıllık bir döngüde değişir. Bu sebeple, uzay havasının etkileri söz konusu olduğunda UV ışığı özellikle önemlidir.

2019 yılının Aralık ayında yeni bir döngü olan Döngü 25'e girdik, yani güneş minimumunu aştık ve önümüzdeki birkaç yıl içinde daha aktif bir maksimuma doğru ilerliyoruz. Güneş daha aktif olduğunda, stratosferin kimyasal bileşimini etkileyebilen ve atmosferin sıcaklığını değiştirebilen daha fazla UV ışığı elde ederiz. NOAA’nın Uzay Hava Durumu Tahmin Merkezi (SWPC), UV ışığının Dünya’nın değişen iklimindeki rolü hakkında çok az şey bilindiğini bildiriyor; ancak bir teori, Güneş’in döngüsü boyunca kozmik ışınların atmosferde çekirdeklenme oluşturabileceğini savunuyor. Bu, bulut oluşumunu potansiyel olarak tetikleyebilir, daha bulutlu hava koşulları yaratabilir ve Dünya'ya ne kadar ışık ulaşacağını daha çok etkileyebilir.

Elektrik Güç Şebekeleri
1859 yılında Dünya, bugün olduğu kadar birbirine bağlı veya güç sistemlerine bağımlı değildi. Elektrik çoğunlukla insan yapımı sistemlerde bulunur, ancak aynı zamanda doğada kendiliğinden de oluşur. Dünya, okyanusları ve atmosferi, gezegenin dönüşüne tepki verir. Tıpkı Ay’ın yerçekimine ve Güneş’ten gelen radyasyon değişimine tepki verdiği gibi. Jeomanyetik fırtınalar bu sistemlerde sıkıntılara neden olabilir. Jeomanyetik fırtınaların ilk kez gözlemlendiği 1940 yılından beri, güç kesintilerini tetiklediği, ekipman fonksiyonlarını bozduğu, trafo kayıplarına neden olduğu ve uzun hatlı iletişim kablolarında sıkıntılara sebep olduğu bilinmektedir.

NASA yayınladığı bir raporda ve 130 milyondan fazla insanın güçsüz kalacağını şu sözlerle özetliyor:
Elektrik gücü, neredeyse tüm diğer altyapı hizmetlerin bağlı olduğu modern toplumun köşe taşı teknolojisidir. Su dağıtımı birkaç saat içerisinde etkilenirdi; 12 ile 24 saat içinde yiyecekler bozulabilir, ilaçlar kaybolabilirdi; ısıtma kaybı yaşanabilir ve hava koşulları değişebilirdi, kanalizasyon boşaltma, telefon servisleri, yakıt ikmali ve daha nicesi bu durumdan etkilenirdi.
Benzer bir olay Mart 1989’da yaşandığında, bir jeomanyetik fırtına Kanada’nın Hydro-Quebec elektrik şebekesinin çökmesine neden oldu ve milyonları dokuz saat kadar elektriksiz bıraktı; Kuzeydoğu ABD’den Orta Atlantik’e, doğudan orta batıya uzanan elektrik şebekesinde yaklaşık 200 anomali hissedildi. 2017’de büyük bir güneş lekesi, Avrupa, Afrika ve Atlantik Okyanusu’ndaki kısa dalga radyolarında kesintiye sebep olan ve on yılın en büyük güneş patlaması haline gelen bir CME üretti.

Küresel Konumlandırma Sistemleri
Neredeyse her cep telefonu, otomobil ve tarım ve inşaattan keşif ve incelemeye kadar herhangi bir seviyede hassas konum ölçüm gerektiren her türlü ekipman küresel bir konumlandırma sistemi (GPS) kullanır. Bu sistemin etkisinin önümüzdeki yıllarda daha büyük bir kapasitede hissedilmesi ve sektörün önümüzdeki beş yıl içinde yaklaşık 3 milyar dolar değerinde olması bekleniyor.

GPS radyo sinyalleri uydudan yerdeki alıcılara ulaşır ve iletişimi olumsuz etkileyecek uzay hava koşulları olmadığı sürece iyonosferden geçer. Bu durumda GPS sistemlerimizin sunduğu modeller bir metre civarı mesafelerde oldukça doğrudur. Ancak iyonosfer, uzay hava olaylarından olumsuz etkilenirse, artık GPS sistemlerinin sunduğu veriler doğru olmayacaktır. Büyük ölçekte gerçekleşecek olası bir güneş fırtınası, bu cihazların doğruluğunu onlarca metre veya belki de daha fazla etkileyebilir.

İyonosfer değişiklikleri, araba stereolarından ticari havayollarına ve federal iletişimlere kadar her şeyde kullanılan radyo yayınlarımızı da etkileyebilir. Bir radyasyon fırtınası sırasında güneş patlamaları, başarısız uydu iletişimlerine benzer şekillerde radyo iletişimini bozabilir, ancak bunlar kısa süre sonra normale dönme eğiliminde olacaklardır.

Uydu Sistemleri
Günümüzde uydu iletişimi hayatımızın her anını yönetiyor ve bu olay uzaydaki bir uydu ile iletişim kuran herhangi bir nesne veya varlık aracılığıyla geçekleşiyor. Bu gün yaklaşık 2.000 tane uyduyu aktif olarak kullanıyoruz. Uydu iletişimi radyo sinyallerine benzer yüksek frekanslı sinyalleri kullanır. Bu sinyaller çevresel koşullardan etkilenir ve Plazmanın iyonosferin içinde olması gibi durumlarda tamamen iletişim kaybı yaşanabilir.

Bu tarz bir olay 2003 yılında, yaklaşık üç hafta süren bir dizi güneş patlaması ve koronal kütle püskürmeleri sırasında meydana geldi. Cadılar Bayramı Fırtınaları olarak bilinen bu vaka İsveç'te elektrik kesintilerine sebep oldu, uydulara zarar verdi ve bunların yanı sıra, uzay aracındaki aletlerin geçici olarak kapanmasına sebep olarak büyük bir korku yarattı.

GELELİM GÜNÜMÜZDE YAŞANAN/YAŞANACAK OLAN FIRTINAYA
Uzay hava fizikçisi Dr. Tamitha Skov, NASA ve NOAA (ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi) verilerini inceledi.
Skov, Twitter'dan kesinti uyarısında bulundu. Radyo kararmasının büyük bir ihtimalle yaşanmayacağını söyleyen Dr. Skov, amatör radyoların ve GPS kullanıcıların güneş fırtınasından etkilenebileceğini belirtti.
Ayrıca 40 derece enleminde bulunan noktalarda kısa ölçekli kutup ışığı görülebilir. Türkiye 36 42 kuzey enlemlerinde bulunuyor. Ancak Güneş Fırtınası'nın Türkiye'ye ulaştığı saatlerde 15 Nisan 2022'nin sabah saatleri yaşanıyor olacak. Bu nedenle kutup ışıkları olarak bilinen fenomenin görülmesi çok düşük bir ihtimal. Güneş fırtınası ABD'de ise havanın karanlık olduğu saatlere denk geliyor. Bu nedenle New York çevresinde kutup ışığının görülebileceği ifade edildi.
Özetle bu Fırına büyük değil orta ölçekte. Uzaydaki cihazlara etkisi mutlaka olacak, dünyada ise kısa süreli iletişim kesilmelerine sebep olabilecek.
Şu an Güneş Fırtınası yaklaşık 6 saattir Dünyamızı etkiliyor. Aşağıdaki resimde etkilediği alanları görebilirsiniz.

güneş fırtınası.jpg
güneş fırtınası.jpg (58.62 KiB) 344 kere görüntülendi


Cevapla

“ASTRONOMİ” sayfasına dön